Adana

FatihBölgesel0 Yorum28 Ocak 2013922 kez okundu

adana

 

Genel Bilgiler

Yüzölçümü: 13.915 km²
İl Trafik No: 01
İl Telefon Kodu: 322

Adana Hakkında

Adana’ nın İlçeleri: Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli, Çukurova, Sarıçam ve Yumurtalık’ tır.

Coğrafyası: Adana Seyhan nehrinin her iki yakasında kurulmuş, Akdeniz’ de yaklaşık olarak 160 km. kıyısı bulunan, nüfus büyüklüğü açısından Türkiye’ nin 4. ilidir. Adana, kuzeyden Kayseri, kuzey batıdan Niğde, batıdan İçel, doğudan Kahramanmaraş ve Osmaniye, güneybatıdan Hatay il sınırları ile çevrilidir.

İklimi: Adana’ da coğrafi yapıya uygun olarak dağlık ve ovalık kesimde iklim değişiklik göstermektedir. Ovalık alanın iklim yapısı Akdeniz iklimidir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Dağlık alanlarda ise kara iklimi hakimdir ve kışın yağışlar kar şeklindedir.

Tarihçesi:
İlkçağ;
Arkeolojik çalışmalar sonucu ortaya çıkan bilgilere göre Çukurova Bölgesi’nde çok eski devirlerden beri yüksek kültürlü medeniyetlerin yaşadıkları bilinmektedir.

Çukurova’nın belirgin tarihi Kitvanza Krallığı ile başlamaktadır. Bu konuda Hitit Devleti’ne ait kitabelerden bilgi alınmıştır. Bu Krallık M.Ö. 1335 yıllarında Hititlerin himayesine girmiştir.

Hitit Devleti’nin M.Ö. yaklaşık 1191 – 1189 yılları arasında batıdan gelen akınlarla yıkılması ile birçok küçük krallıklar ortaya çıkmıştır. Sırasıyla Kue Krallığı, Asurlular, Klikya Krallığı, İranlılar, Makedonyalılar, Selokidler, Çukurova Korsanları, Romalılar hakim olmuştur. Romalılar zamanında Çukurova ve Adana’nın geliştiği söylenebilir. Çünkü burada yapılan büyük köprüler, yollar ve sulama tesisleri ile başta Adana olmak üzere Çukurova oldukça gelişmiş ve önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Roma İmparatorluğunun yıkılışı ile birlikte İlk Çağ devri de kapanmıştır.

Ortaçağ;
Romalılar’dan sonra Orta Çağ’da Bizanslılar, Araplar, Selanikliler, Ermeniler, Mısır Türk Memlük Devleti, Ramazanoğulları buraya hakim olmuşlardır.
Ramazanoğulları Vakfiyesine göre bu dönemde; camiler, mescit ve medreselerle birlikte, yatılı ve yatısız yüksekokullar ve diğer kültür kurumları, sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlar yapılmış, büyük imar atılımlarına girişilmiştir.

Yeniçağ;
Yeni Çağ döneminin sonunda ve Yakın Çağ’da buraya Osmanlı İmparatorluğu hakim olmuştur. ( 1517 – 1918 )
19 y.y. Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkmak üzere her türlü siyasi mücadeleye giren İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’na başkaldıran Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’ya yardım etmişlerdir. Kısa bir dönem sonra ( 1840 ) buraları tekrar Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçmiştir. 1867 yılında İdari Teşkilat kurularak Adana Vilayet haline getirilmiştir. 24 Aralık 1914’de Fransızlar antlaşma hükümlerine göre Adana’ya girmişlerdir. Daha sonra 20 Ekim 1921’de Ankara Antlaşması ile 5 Ocak 1922’de Fransızlar Adana’yı terk etmek zorunda kalmışlardır.

Yakınçağ;

Adana İsminin Kaynağı
Adana`ya ait en eski yazılı kayıtlara ilk defa, Anadolu yarımadasının en köklü uygarlıklarından biri olan Hititlerin kaya kitabelerinde rastlanmaktadır. Boğazköy metinleri olarak bilinen M.Ö. 1650 yıllara tarihlenen bir Hitit tabletinde, Adana havalisinden URU ADANIA yani ADANA BÖLGESI olarak bahsedilmektedir. Bu konuda sadece bu tablet dikkate alınacak olsa bile ADANA ismi en az 3640 yıllık bir geçmişe sahiptir.

Eski çağlarda Seyhan Nehri kıyılarının bol miktarda söğüt ağacı ile kaplı olması ve bu ağacın Mezopotamya kavimlerince AND ağacı olarak tanınması da yöre isminin oluşumunda etkili olduğu kanaatini yaratmaktadır.

Yine başka bir görüşe göre, ormanlık yörelerde yaşadığına inanılan Fırtına Tanrısı ADAD (Tesup) adının, ormanları bol Toroslar ile Seyhan nehri bölgesinin oluşturduğu Adana yöresine isim olarak verilmiş olduğuna inanılmaktadır.
ADAD Hititler`in, TESUP da Suriye ve Mezopotamya kavimlerinin Fırtına Tanrısıdır.

Bu guruplar birbirlerinden düşünce, isim ve yazı tarzlarını alıp verdikleri için bu gelişimin olması kuvvetle muhtemeldir. Fırtına Tanrısı yağmuru, yağmurda bereketi getirdiği için bu bölgede çok sevilen, sayılan bir Tanrı olarak yasamış ve ona izafeten bu bölgeye de URU ADANIA yani ADANIN bölgesi de denmiş olması mümkündür.

Hititlerin etkisinde kalan Fenikeliler de Tarım ve Bitki Tanrısına ADONIS adını vermiştir. ADONIS “EFENDI” anlamına gelmektedir. Bu yöre ile sıkı ticaret yapan ve buradaki zengin orman ve ova ürünleri ile ticaretlerini geliştiren Fenikeliler`in, bu yöreye ADONIS`in yeri demeleri adet haline gelmiştir.

Sırası ile bu bölgeye gelen her kavim, devlet ve gelişen her uygarlık kendi kültür anlayışı ve değerleri içerisinde beldelere isim vermiş ve isimlerin anlamını açıklamıştır. Homer`in Ilyada`sında bu bölgeye Adana denilmiştir.

Yine batıdan gelen kavimlerce, Adana`yı kendi ilahları Uranüs`ün kurduğu ve oğulları Adanos ve Sarosa anlatılır. Adana doğulu kavimlere göre Fırtına Tanrısı ADONIS`in yeridir.

Bütün bu inançlar çok tanrılı eski çağlara aittir. Orta Çağ’da özellikle M.S. 7. yüzyıldan itibaren İslam ordularının bu bölgeye gelişiyle yeni anlayışlar içinde yeni tanımlar yapılmıştır. Arap tarihçilerinden Ibnül Adim, Adana isminin de eski peygamberlerden Yasef’in torunu EZENE`den geldiğini yazdığı “Halep Tarihi” isimli eserle kanıtlamaya çalışmaktadır. Orta Doğu’nun peygamberler bölgesi olduğu ve pek çok eski peygamberin bugünkü Anadolu sınırları içinde yasamış olduğu hatırlanırsa, bu açıklamanın nasıl geliştiğini anlamakta kolay olur.

Daha ileriki yüzyıllarda Karçinli-Zade Süleyman Şükrü Bey`in “Seyahat`ül-Kübra” adlı kitabında ise Adana`nın eski isminin “BATANA” olduğu ve İslamlık devrinde “ADANA”YA çevrildiği savunulmaktadır. Hatta bunun “Fi ezeneil arz” ayetinden esinlenerek yapıldığını da açıklamalarına eklemektedir.

DANUNA isminin M.Ö. yasayan kavimlerce bu bölge için kullanıldığı bilinen bir gerçektir. Bulunan kayıtlarda da mevcuttur.

Hatta Danunalıların yöre kurallarına ad ve paye verecek kadar kudretli oldukları da bilinmektedir. DANUNA adının asırlar boyunca değişerek zamanla BATANA ve daha sonra ADANA olması da çok kuvvetle muhtemeldir.
Yöreye gelen Türkler`in, yüksek Torosları aşıp güneye doğru sarkmaları sırasında yöreye “Çukurova” adını vermeleri de doğanın insanlara verdiği ilhamın güzel bir örneğidir. Toroslardan sonra adeta düz bir görünüm içinde çok tatlı bir eğimle Akdeniz`e kadar inen bu bereketli topraklar Türkler için “ÇUKUROVA” olarak bilinmiştir. Günümüze kadar da böyle bilinmektedir.

Bölgenin tarihi adı olan Kilikya ve Silisya (Cilicia) da bu bölgede bulunan zengin Kilkin yani kireç ve yine çok bol olarak bulunan Silex yani çakmak taşı madenlerinden dolayı verilmiştir. Bir başka ifade ile yöre, coğrafi özelliklere göre isimlendirilmiştir.

Hatta topraklarının bereketliliğinin verdiği ilhamla ADANA-EDENA (Cennet Yöresi) ve karlı dağlar bu ilhamı vermektedir.

Sümerlerden kalma “Gılgamış Destanı”ndan bu yana devamlı adı geçen, dikkat çeken yörenin adı da böylece sayısız kaynaklara, sayısız olaylara bağlanarak çok renkli bir gelişim takip etmiştir.

Osmanlılar idaresinde Adana birçok değişik yazılışlarla kayıtlara geçmiştir. Bunlardan birkaçı: Erde-na, Edene, Ezene ve hatta Azana olarak eski olarak eski tahrir defterlerinde, sicil kayıtlarında ve fermanlarda yer almıştır.

Gezici aşiretlerin zorunlu olarak 1865`den itibaren devlet zoru ile bölgeye yerleştirilmesi ve toprağa bağlanması sırasında Adana ismi ADANA olarak resmi kayıtlarda yer almış ve tescil edilmiştir.

Ne Yenir: Adana yöresinin zengin bir mutfağı bulunmaktadır. Mutfağın bu kadar zengin olmasının nedeni çeşitli kültürlerin etkisinde kalmasıdır. Adana yemeklerinin en büyük özelliği un, bulgur, et ve çeşitli baharatların kullanılmasıdır. Aynı zamanda süt, yoğurt, peynir ve çökelek de bol miktarda kullanılmaktadır. Adana kebabı çok ünlüdür. Bunun yanında bol yeşillik, ezme, salata yenir ve mevsimine göre ayran veya yöreye özgü şalgam suyu içilir. Kesme ya da hamur çorbası, yüzük çorbası, düğün çorbası, sebze yemeklerinden süllüm, mercimekli ıspanak başı, kabak çintmesi, bulgur yemeklerinden ekşili topalak, sarmısaklı köfte, içli köfte, sakatat dolması, kebaplardan Adana kebabı, çingene kebabı, içeceklerden şalgam veya meyan kökü, tatlılardan karakuş tatlısı, taş kadayıfı ve halka tatlısı Adana mutfağının özgün yemeklerindendir.

Ne Alınır: Geleneksel motiflerle yapılan el sanatları çok gelişmiştir. Keçecilik, koşumculuk, at arabacılığı, demircilik ve bakırcılık, yemenicilik, mermercilik, kilimcilik, hasır ve boyra örücülüğü ilin önemli el sanatları arasında yer alır.

 Ulaşım Bilgileri:

Karayolu: D-400 Karayolu ve uluslararası TEM otoyolu ile Adana`ya ulaşılır. Ankara` dan Aksaray , Pozantı üzerinden 472 km, İzmir`den Afyon Konya Ereğli üzerinden 873 km. İstanbul`dan Bolu, Ankara, Aksaray Pozantı 909 km sonra Adana`ya ulaşılabilir. Şehir merkezine uzaklığı 5 km. olan otogardan, Türkiye`nin her yerine otobüs seferleri bulunmaktadır.

Otogar Tel: (+90-322) 428 20 47

Demiryolu: Adana demiryolu ile İç Anadolu , Antep ve Mersin`e bağlıdır. Adana Garının şehir merkezine uzaklığı 1 km.` dir.

İstasyon Tel: (+90-322) 453 31 72

Havayolu: Havayolu Şakirpaşa Hava Limanı`ndan sağlanmaktadır. 2750 x 45m² ebadında her türkü gövdeli uçağın iniş ve kalkışına uygun bir piste sahiptir. Şakirpaşa Hava Limanı uluslararası trafiğe açıktır. Tarifli ve düzenli seferlerle direk olarak Almanya, K.K.T.C. ve Arabistan`a İstanbul üzerinden de tüm dünya ülkelerine dış hat seferleri yapılmaktadır. Yaz aylarında trafik yoğunluğuna paralel olarak charter seferleri bulunmaktadır.

Havalimanı Tel: (+90-322) 435 42 01

THY (+90-322) 435 91 75

Denizyolu: Adana il sınırları içerisinde uluslararası petrol ve yük taşımacılığına açık Botas Limanı ve Toros Gübre Fabrikaları Limanı bulunmaktadır.

Kültür ve Turizm:

Adana – Bigbig Orman Sarmaşığı(Tabiat Anıtı)

Yeri: Adana, Pozantı

Özelliği: Kayaya yapışık olarak 15 m. boyunda ve yörenin en yaşlı ağacı.

Tesis Tarih: 06.06.1994

Adana – Yumurtalık Tabiatı Koruma Alanı

Konumu: Doğu Akdeniz Bölgesinde, Adana ili, Karataş ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Saha; 16430 Ha. büyüklüğündedir.

Ulaşım: Karataş-adana yolu ile Yumurtalık-Adana yoluyla ulaşılmaktadır. Tabiatı Koruma Alanı Karataş ilçe merkezine 35. km,Yumurtalık ilçe mmerkezine 30 km.mesafededir.

Özellikleri: Seyhan-Ceyhan deltası, göl lagünleri, kıyı kumulları, barındırdığı bitki ve hayvan türleri, tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır.

Sulak alan kompleksi, kuş göç yolu üzerinde bulunmakta olup, kışın kuş populasyonları çok yüksek değerlere ulaşmaktadır. Kuşların göçlerinin emniyetleri bir şekilde tamamlanması bakımından son derece önemli bir evkiinde bulunmanın yanı sıra, soğuk kış şartlarında Orta Anadolu`daki göllerin donması su kuşlarına çok önemli bir kışlak görevi yapmaktadır.

Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye`deki “A sınıfı” niteliğindeki 19 sulak alandan 2`sini oluşturmaktadır. Ayrıca nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının (Caretta caretta) ve özellikle (Cheloria Mydas) Akdeniz`de varlığını sürdürebilmesi açısından da bu alanlar önemlidir. Ayrıca Yumurtalık Lagünü ülkemizde Halep Çamının(Pinus Halepensis)`in nadir yayılış alanıdır.

Saha; Türkiye`nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. Özellikle Akdeniz`de yok olma tehlikesi içinde bulunan Chelonia Mydas türü kaplumbağa için son sığınma alanlarıdır.



Buradan Paylaşabilirsiniz!
Etiketler: , ,

Facebook Twitter YouTube GooglePlus RSS RSS
Hotmail.com yerini Outlook.com a bırakıyor

Hotmail.com yerini Outlook.com a bırakıyor

 Microsoft, adıyla özdeşleşen ve yıllardır kullanıcılara hizmet sunduğu Hotmail.com...

Daahi1 Yorum1 Ağustos 2012
Yağmurun Oluşumu

Yağmurun Oluşumu

  Ülkemizin iklimi incelendiği zaman, ülkemizde çeşitli bölgelerde çok çeşitli...

Fatih1 Yorum3 Ocak 2013
Akik Taşının Sağlığa Etkileri

Akik Taşının Sağlığa Etkileri

Doğada yer alan taşlar, oldukça çeşitli türlerde bulunabilmektedir. Bu duruma neden olan...

Fatih1 Yorum21 Mart 2014
Böcek Fobisinden Korunma Yolları

Böcek Fobisinden Korunma Yolları

Genellikle çocukluğumuzdan kalma bir anı olan böcek korkusu, bazı insanların hayatını...

Fatih1 Yorum28 Mayıs 2014
Stres Çarkı

Stres Çarkı

Stres çarkları hayatımıza yakın bir zamanda girmiş ve önemli bir biçimde gündemimize...

Fatih0 Yorum10 Mayıs 2017
Stres Çarkı

Stres Çarkı

Stres çarkları hayatımıza yakın bir zamanda girmiş ve önemli bir biçimde gündemimize...

Fatih0 Yorum10 Mayıs 2017
Zodyak

Zodyak

Zodyak kavramı; tanımına astronomi, burçlar ve de resim gibi kavramları almaktadır. Bu...

Fatih0 Yorum8 Mayıs 2017
Az Yiyerek Sağlıklı Kalmak

Az Yiyerek Sağlıklı Kalmak

Dünya genelinde obezite hastalığı yayılmaya başlamıştır. Fast-Food yiyerek beslenen...

Fatih0 Yorum29 Mart 2017
Okaliptüs ve Faydaları

Okaliptüs ve Faydaları

Okaliptüs; mersingiller familyasına ait olan bir bitkidir. Birçok hastalığa şifa olduğu...

Fatih0 Yorum18 Ocak 2017
Su Aerobiği

Su Aerobiği

Yaz ayları pek çoğumuz için açık hava egzersizleri yapmaya uygun zamanlar...

Fatih0 Yorum25 Ekim 2016
  • Özkan
    Buradan konuları paylaşırken kaynak belirtme durumu da olsa daha iyi olur. Bu konular asılsız durumda oluyor nereden alındı kitap mı,…
  • Daahi
    deneme mesajı
  • fatih
    mesaj deneme mesajıdır.
  • sultan
    çok teşekkür ederim ödevimde kullanacağım bunu kısaca anlatılmış teşekkürlerr
  • Daahi
    outlook.com sitesinden en acilinden mail adresi almak gerekli gibi gözükmekte...