Namazsız Geçmeyen Bir Ömür

FatihDini Bilgiler0 Yorum9 Ocak 2013845 kez okundu

namaz

 

Bir farzı eksiksiz eda etmek herkese nasip olmuyor. Hele de namaz gibi günün beş vaktini vakfettiğimiz bir ibadeti. Namazını kaçırmadan ömrünü devam ettirerek sahib-i tertib olabilmek ise ayrı bir hassasiyet istiyor.

Üç çeyrek asır önce. Uşak’ın küçük bir köyü. Eşini Çanakkale’de ruhunu Rahman’a teslim etmiş mütevekkil kadının varlığı, çevresindekilere mahya gibidir. Kovayla evine taşıdığı sudan biraz alarak avluya çıkar. 5 yaşındaki torununu yanına çağırır. Kadın teslimiyet ve mesuliyetin verdiği sükunetle başlar söylemeye: “Ağzına ve burnuna üç kere su al. Yüzünü iyice yıka. Ama israf etme…” Miniğe erkânınca abdest aldırır. Sonra yaşının küçüklüğüne bakmadan vakit namazını kılsın diye onu camiye yollar. Komşuya da tembih eder kadın, torununun ardından “Usta, bizim çocuğa da bir göz kulak oluver.”

İşte o çocuk yani Sezai Postacı şimdi 80 yaşını doldurdu. Sahib-i tertib olan Sezai amca, namaz hassasiyetini anlatırken bugün hâlâ babaannesini hayırla yâd ediyor. Çünkü yukarıda da anlattığımız gibi namaz şuurunu kendisine daha 5 yaşlarındayken babaannesi aşılamış. Birkaç sene öncesine kadar da sahib-i tertib olduğunu saklıyormuş Sezai amca. “Enaniyet olur kendimi bir şey zannederim diye korktum.” diye açıklıyor bu sırrının gerekçesini. “Yanlış yapmışım.” diye ekliyor sonra. “Meğer bu hassasiyetin yaşanabileceğini göstermek de gerekiyormuş.”

Üzerinde altı vakitten daha az kaza namazı borcu olan kimseye ‘sahib-i tertip’ deniyor. Böyle bir mümin, vakit ile kaza namazları arasındaki düzene uyduğu gibi, kazaya kalan namazları arasındaki tertibe de dikkat ediyor. Örneğin sabah, öğle, ikindi ve akşam namazlarını kazaya bırakmışsa bunları sırasıyla eda etmeden yatsıyı kılarsa, yatsı namazı bozuluyor. Bu hususta hadis-i şerifte şöyle buyruluyor: “Kim bir farz namazı kılmayı unutsa, imamla başka bir namaza durmuşken hatırlasa, o namazını imamla kılsın, namazını bitirince, unuttuğunu kaza etsin. Sonra imamla kıldığını da iade etsin.” Zira Hendek Savaşı’nda, harbin şiddetinden ötürü Müslümanlar, öğle, ikindi ve akşam namazlarını kılamayıp kazaya bırakır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) sırasıyla önce kazaya bırakılan namazları kıldırır, sonra da içinde bulundukları vaktin namazını eda eder. Bundan dolayı Şafiî mezhebi dışındaki diğer üç mezhebe göre, üzerinde beş veya daha az vakit kaza namazı bulunan kişinin bunları hem kendi içinde sırasına göre hem de yeni farz olan namazı eda etmeden önce tertip üzere kılması gerekir.

Tertip sahibi olmak üç durumda bozuluyor: Kazaya kalan namazların sayısı, vitir hariç altı veya daha fazla olunca. Müstehap olan vakit hem kaza hem de vakit namazını eda etmeye yetmezse. Vakit namazı kılınırken kaza namazı olduğu hatıra gelmezse. Bu durumda kişi artık mekruh vakitlerin dışında, istediği her zaman kaza namazı kılabilir. Bunları maddelerle açıklayacak olursak: 1-Unutmak: Öğle namazını kılmayı unutan, ikindi ezanı okunduktan sonra hatırlasa, öğleyi kaza etmeden ikindiyi kılsa sahih olmaz. Fakat ikindi namazını kıldıktan sonra, öğle namazını kılmayı unuttuğunu hatırlasa, unutmak özür olduğu için, ikindi namazı sahih olur. Ondan sonra da öğleyi kaza eder. 2-Vaktin daralması: Bir kimse, öğle namazını kılmayı unutsa, akşama dört rekat namaz kılacak kadar zaman kalsa, artık öğleyi kaza etmeden ikindiyi kılar. Daha sonra da öğleyi kaza eder. 3-Kaza namazlarının çok olması: Altı vakit veya daha fazla kazası olan kimse, sahib-i tertiplikten çıkar ve bunları kaza etmeden de vakit namazlarını kılabilir.

Kazaya kalan bütün namazlar kılındığında sahib-i tertip olma vasfını yeniden kazanılabileceği görüşünde olan âlimler varsa da fakihlerin çoğunluğuna göre, tekrar sahib-i tertip olunmuyor. Tertip sahibi ile tertip sahibi olmayanın durumu kaza namazı eda ederken farklılık arz ediyor. Tertip sahibi olan bir kimsenin bir farz namazını veya Ebû Hanîfe’ye göre vâcip olan vitir namazını, özürsüz yere ya da hayız, nifas gibi namazı düşüren nitelikte olmayan bir özür sebebiyle vaktinde kılmamış olması halinde, bu namazı ilk vakit namazından önce kaza etmesi gerekiyor.

Kazaya kalmış namazları kaza ile meşgul olmak, nafile namaz kılmaktan önemli ve öncelikli. Hanefî mezhebinde tasvip edilen görüşe göre, vakit namazlarıyla birlikte kılınan düzenli nafileler (revâtib sünnetler) bunun dışında. Yani revâtib sünnetlere de riayet edilmesi ve bu sünnetlerin, kaza namazı kılmak gerekçesiyle terk edilmemesi gerekiyor. Fakat namaz borcu bulunan kimselerin bunlar dışında teheccüt, tesbih gibi diğer nafile namazları kılması uygun görülmüyor.

ÇOCUKLARIN NAMAZ HASSASİYETİ ANNE-BABAYA BAĞLI

Sezai Postacı, çocukların namaz hassasiyetiyle büyümelerinin ilk eğitimci olan anne-babanın gayretlerine bağlı olduğunu ifade ediyor. Evlatları için “Helâl süt emdi, nasıl olsa kılar.” düşüncesiyle rehavete sürüklenen ebeveynlerin, çok büyük hata yaptıklarını düşünüyor Sezai amca. Zira bu şekilde düşünen anne-babaların evlatlarında, namaz hassasiyeti pek görülmüyor. Postacı, çocukluğundan itibaren namaz şuuruyla büyütülen kişilerin sahib-i tertip olmasının çok kolay olduğuna inanıyor ve bu konuda Peygamber Efendimiz’in sünnetini uygulamayı tavsiye ediyor. Zira sünnete göre 3-4 yaşındaki çocuklara namaz öğretilmeli, hatta günde bir iki vakit kılınması sağlanmalı. Çocuk 7 yaşına geldiğinde beş vakit kılıyor hale gelmeli. Eğer kılmıyorsa ikaz edilmeli. Ergenlik çağına gelen çocuğa ise asla dayak uygulanmamalı; artık konuşma, açıklama ve ikna yolları denenmeli.

Günümüzde imkânlarımız, yaşam standartlarımız ve namazımızı eda edebileceğimiz mekânlar artsa da namazlarımızı geciktirebiliyoruz maalesef. Mescid imkânı bulunan işyerlerimizde, her daim sıcak sularımızın aktığı evlerimizde bile neredeyse öğle ve ikindi namazını cem edecek hale gelebiliyoruz. En azından bugünden itibaren namazlarımızı kaçırmamaya niyet ederek sahib-i tertip şuurunu hissedebilmek duasıyla.

Yeni Bahar Dergisi
Elif Kaya – e.kaya@zaman.com.tr



Buradan Paylaşabilirsiniz!
Etiketler: , ,

Facebook Twitter YouTube GooglePlus RSS RSS
Hotmail.com yerini Outlook.com a bırakıyor

Hotmail.com yerini Outlook.com a bırakıyor

 Microsoft, adıyla özdeşleşen ve yıllardır kullanıcılara hizmet sunduğu Hotmail.com...

Daahi1 Yorum1 Ağustos 2012
Yağmurun Oluşumu

Yağmurun Oluşumu

  Ülkemizin iklimi incelendiği zaman, ülkemizde çeşitli bölgelerde çok çeşitli...

Fatih1 Yorum3 Ocak 2013
Akik Taşının Sağlığa Etkileri

Akik Taşının Sağlığa Etkileri

Doğada yer alan taşlar, oldukça çeşitli türlerde bulunabilmektedir. Bu duruma neden olan...

Fatih1 Yorum21 Mart 2014
Böcek Fobisinden Korunma Yolları

Böcek Fobisinden Korunma Yolları

Genellikle çocukluğumuzdan kalma bir anı olan böcek korkusu, bazı insanların hayatını...

Fatih1 Yorum28 Mayıs 2014
Stres Çarkı

Stres Çarkı

Stres çarkları hayatımıza yakın bir zamanda girmiş ve önemli bir biçimde gündemimize...

Fatih0 Yorum10 Mayıs 2017
Stres Çarkı

Stres Çarkı

Stres çarkları hayatımıza yakın bir zamanda girmiş ve önemli bir biçimde gündemimize...

Fatih0 Yorum10 Mayıs 2017
Zodyak

Zodyak

Zodyak kavramı; tanımına astronomi, burçlar ve de resim gibi kavramları almaktadır. Bu...

Fatih0 Yorum8 Mayıs 2017
Az Yiyerek Sağlıklı Kalmak

Az Yiyerek Sağlıklı Kalmak

Dünya genelinde obezite hastalığı yayılmaya başlamıştır. Fast-Food yiyerek beslenen...

Fatih0 Yorum29 Mart 2017
Okaliptüs ve Faydaları

Okaliptüs ve Faydaları

Okaliptüs; mersingiller familyasına ait olan bir bitkidir. Birçok hastalığa şifa olduğu...

Fatih0 Yorum18 Ocak 2017
Su Aerobiği

Su Aerobiği

Yaz ayları pek çoğumuz için açık hava egzersizleri yapmaya uygun zamanlar...

Fatih0 Yorum25 Ekim 2016
  • Özkan
    Buradan konuları paylaşırken kaynak belirtme durumu da olsa daha iyi olur. Bu konular asılsız durumda oluyor nereden alındı kitap mı,…
  • Daahi
    deneme mesajı
  • fatih
    mesaj deneme mesajıdır.
  • sultan
    çok teşekkür ederim ödevimde kullanacağım bunu kısaca anlatılmış teşekkürlerr
  • Daahi
    outlook.com sitesinden en acilinden mail adresi almak gerekli gibi gözükmekte...